İçeriğe geç

1912’de İzmir’de ne oldu ?

1912’de İzmir’de Ne Oldu?

İzmir’de yaşamak, bir anlamda geçmişle bugün arasında gidip gelmek gibi. Hani bazen bir kafede oturup, “Şu an burada oturan insanlar, neler yaşamıştır?” diye düşünüyorum. İzmir’in havası, sokakları, her köşede bir hatıra… Tüm bu öğeler, geçmişin izlerini bugüne taşıyor. Ama bir şey var ki, 1912’de İzmir’de ne oldu sorusu her zaman kafamı kurcalamıştır. Çünkü ne olursa olsun, tarih her zaman bir parça gizemli olur, değil mi?

1912’de İzmir’de Gerçekten Ne Oldu? Asıl Hikaye Başlıyor!

Şimdi, 1912’yi düşündüğümde aklıma ilk gelen şey, İzmir’in ciddi anlamda “dönüm noktalarından” biri olan o yıllar. 1912’de İzmir’de olan şey, biraz da bir İstanbul masalı gibi: karışık ama büyüleyici. O zamanlar, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine doğru ilerlerken, İzmir bir yandan kültürel çeşitlilikle parlıyordu, diğer yandan da çok büyük bir yangın gerçekleşti. Evet, 1912 İzmir yangını, tam olarak ne olduğunu bilmemiz için o kadar önemli bir olaydı ki, şehirdeki pek çok yapıyı yıkıp geçmiştir. Üstelik bu yangın o kadar büyük olmuş ki, sadece şehri değil, İzmir’in tarihini de yakmıştı. Mükemmel, değil mi?

Bir gün, bir arkadaşım İzmir’deki eski mahallelerden birinde yürürken “Burası 1912’de yandı, değil mi?” diye sormuştu. O an şöyle düşündüm: “Ben bu şehirde büyüdüm, ama o zamanlar neler oldu, kim bilir…” Gerçekten de 1912’yi düşündüğümüzde, o dönemdeki İzmir’in, bizim gördüğümüz İzmir’den ne kadar farklı olduğuna hayret etmemek elde değil.

İzmir Yangını: 1912’nin Kötü Sürprizi

Hadi biraz ciddileşelim. 1912 İzmir Yangını, gerçekten İzmir’i derinden etkileyen bir felaketti. 13 Eylül’de çıkan bu yangın, şehri harabe haline getirdi. O zaman İzmir, Osmanlı İmparatorluğu’nun en gözde liman şehirlerinden biriydi. Yani, şu an Taksim Meydanı’nda ne kadar kalabalık, o zamanlar da Konak Meydanı o kadar yoğunmuş. Ama yangın, her şeyi yok etti. Neyse ki, şehri yeniden inşa etme çabaları, sonunda bugünkü İzmir’i ortaya çıkardı. Ama o yangın, şehrin belleğinde hala bir yara. O kadar büyük bir yıkım ki, her adım attığında, geçmişin yangın izlerini görmek mümkün.

Tabii, ben de sık sık bu yangın hakkında şunu düşünürüm: Eğer o yangın 1912’de çıkmasaydı, belki şimdi İzmir bambaşka bir şehir olurdu. Hani bazen izlediğimiz filmlerde “Bir şeyin olmasına neden olan bir küçük detay…” denir ya, işte o yangın da İzmir’in kimliğinde büyük bir detaydı. Yani, demek istediğim, tarih her zaman tek bir noktadan okunmaz. Bazen bir olay, koca bir şehri bambaşka bir yola sokabilir.

Şehirdeki Çeşitlilik: 1912’de İzmir’de Hangi Toplumlar Yaşıyordu?

İzmir, 1912’de aslında bir kültür cümbüşüydü. Birkaç yüzyıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun çok kültürlü yapısını taşıyan bu şehir, farklı dini ve etnik grupların bir arada yaşadığı bir yerdi. Yunanlar, Ermeniler, Yahudiler, Araplar ve tabii ki Türkler… Hepsi İzmir’de bir arada yaşıyordu. Hani şu an bazen arkadaş ortamında birinin “İzmir’in her kültürü yansıttığını” söylediğini duyarız ya, işte o zamanlar bu çok daha belirgindi. Her köşe başında farklı bir kültür, farklı bir yaşam tarzı vardı.

Bir keresinde, eski İzmir’in tarihi üzerine bir kitap okurken, şöyle bir cümle okudum: “İzmir, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde kozmopolit yapısının zirvesini yaşamıştı.” O an gerçekten “Ya, ben bu şehri doğru anlıyor muyum?” diye düşündüm. Yani, hep İzmir’in modern halini, sahillerini, kafelerini seviyoruz, ama bir de o geçmişin derinliklerine bakmamız lazım. O dönemdeki kültürel zenginlik, bugün hala hissedilebiliyor aslında. Belki de İzmir’in bu kadar açık fikirli olmasının, hoşgörülü olmasının altında yatan en büyük sebeplerden biri de o dönemdeki bu çeşitliliği barındırmasıydı. Ama tabii, 1912 İzmir yangını tüm bunları da değiştirdi. Birçok kültür bir arada var olamaz oldu. Zamanın etkisiyle, her şey yer değiştirdi. Şimdi, bu gerçekten önemli bir konu. 1912’de İzmir’de ne oldu, bizdeki o kültürel çeşitliliği koruyan bir yapı var mı, yoksa sadece geçmişin bir hatırası mı kaldı?

Bugün İzmir: 1912’nin Ardında Bize Ne Kaldı?

Şimdi 1912’yi düşününce, aklıma şu geliyor: Bugün İzmir’de yaşıyoruz, ama hala o günlerden kalan izleri takip etmek, geçmişi anlamak, aslında bir nevi göreviymiş gibi hissediyorum. Evet, 1912 İzmir yangını büyük bir felaketti ama bir yandan da bu şehir, o yangından sonra kendi kimliğini bulmaya devam etti. Bugün, Konak’tan Alsancak’a kadar yürüdüğünüzde, eski ve yeni karışımını hissedebiliyorsunuz. Ama hala bir yandan, “Peki, ya o zamanlar nasıl bir İzmir vardı?” diye de düşünmeden edemiyorum.

Yani, belki de 1912 İzmir’iyle bugünü karşılaştırmak, geçmişin izlerini bugüne taşımak… Herkesin bir şehirle kurduğu ilişki farklıdır ya, işte İzmir’le olan ilişkim de biraz böyle. 1912’yi düşündüğümde, o yıllarda İzmir’in ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyorum. Bu yüzden İzmir’i sadece sahil kenarında gezip, kafede çay içerek sevemeyiz. Biraz daha derine inmemiz lazım. O tarih, o yangın, o dönemin insanları… Onlar, bugünkü İzmir’in temelini atmışlardı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet giriş yap