Ateş Düşmüyorsa Ne Yapmalı Çocuk? Çıldırmamak İçin 5 Altın Kural
İzmir’de bir yaz sabahı, odamda sıcaklık 40 dereceyi bulmuşken, annem “Ateşin yoksa ne yapmalı çocuk?” diye soruyor. “Aç pencereni, biraz serinlesin” falan demedi, ama gözlerindeki endişeyi, bu soğuk bir yaz sabahında bile görebiliyordum. Tabii ben de burada çocuk olmanın verdiği masumiyetle, “Ateşim yok ama yine de okula gitmem gerekmiyor, değil mi?” dedim. Annem tabii ki ‘Ateş’ deyince normalde sağlıkla alakalı bir şeylerden bahsediyor ama ben de “yaz tatilindeyim” diyerek geçiştirmeyi düşündüm.
Neyse, şimdi gerçek meseleye gelelim: Bazen ateş düşmüyor ve biz de paniğe kapılıyoruz. Ama doğruyu söylemek gerekirse, ateş dediğimiz şey de işin içine biraz mizah katınca çok daha eğlenceli bir hale geliyor. Tabii, tecrübelerim ve olan bitenlerden biraz da içimden gelen “Bunu yazmalıyım!” duygusuyla, ateşin düşmediği zamanlarda yapılması gereken şeyleri anlatmak istiyorum. Hadi başlayalım, hem de biraz kendi içsel çatışmalarım eşliğinde!
Ateş Düşmüyorsa Ne Yapmalı Çocuk? Çıldırmamak İçin 5 Altın Kural
Biliyorum, ateşinin olduğunu fark ettiğinde insanın aklından geçen ilk şey: “Yok ya, ateşim falan yok, bu nasıl olur?” Ama gerçek şu ki, ateşin var mı, yok mu, anlamak için bir süre içinde “Bunu hissediyorum” gibi bir hissiyatla baş başa kalırsın. Peki ya, ateş düşmüyorsa? İşte burada işler biraz karışıyor.
1. Kendine Gel, Öncelikle Bir Termometre Bul!
Ateşin gerçekten var mı yok mu diye önce bir termometre alman gerekiyor. “Yok canım, ben bir elimle kulak arkasını sıcak tutarak bakarım” demek, ciddiyetle alay etmek olur. Benim gibi bazen bir ateş olduğunda “büyük ihtimalle grip oldum” deyip, kahve yaparak kafamı karıştırmayın. Termometre, o en güvenilir dostunuz olacak.
Kendi hayatımda, ateşim olduğu zamanlarda yaptığım ilk şey şu olur:
Termometreyi bulmam gerekir.
En yakın fırına gitmek istemem, ama olmadan rahat edemem.
Termometreyi bulduktan sonra, “Neyim var ki ben, 36.8, sanki hastaymışım gibi” diye morallerimi yükseltirim. Sonuçta, her şey kafada bitiyor!
2. Sıcak Su Torbası Ya Da Sıcak Banyo, Ama Aşırıya Kaçma!
Sıcak su torbası efsane bir buluş. Çünkü ateşin düşük olduğu anlarda sıcak bir şeyler yapmak, iyileşmeye dair her şeyi kolaylaştırabiliyor. Ama, dikkat! Sıcak su torbasını yastığın altına koyarken biraz düşün, yoksa oraya yanlış yerden oturabilirsin ve bambaşka bir kriz başlar! Bir de sıcak su torbasının doğru noktalarda yerleştirilmesi gerektiğini unutma, yoksa işler karışabilir.
Bazen bir de banyo yaparım, ama düşündüğünüz gibi, aslında sıcak banyo değil. Çünkü kendime diyorum ki: “Yok, sıcak banyo yapmam lazım ama ateşim zaten yüksek.” Burada bir seçim yapmam gerek. Sonra bir an düşündüm ve bir şekilde bu karışıklıkla sonuçlandı. O yüzden, sıcak banyolar da belli bir dengeyi bulana kadar bir numara olur.
3. İlaç Kullan, Ama Abartma!
İlaç kullanmaya karar verdiğinde, ilk aşama her zaman aynı: “Hangi ilaç? Bunu mu? Şu ilacı mı alayım?” Bir bakıyorsun, 50 tane ilaç var ve her biri sana diyor ki “Beni al, sana iyi gelir.” Ama sorun şu: Birini alırsan, diğeri kötü etki yapabilir, öyle mi? Herhangi bir ilaç alırken bunu unutma: Aşırıya kaçma!
Bir kere, ateş yüksek olduğunda ne yaparsın? İlaç kullanman gerektiğinde, ağzına attığın ilaçlardan sonra “Aman Tanrım, şu ilacı nasıl alacağım?” diye sormayı bırakırsın. En sevdiğin ilaç neyse, onu kullan. Bunu yazarken, herkesin gözleri ile bıkkın bir şekilde “Bunu biliyordum” dediğini duyabiliyorum, ama bu içsel bir gerilimle pekişiyor.
4. Soğuk Kompres Yap, Hem De Şaka Gibi!
Bir de soğuk kompres durumu var ki, gerçekten komik bir şey. Bazen sıcaklık gerçekten can sıkıcı bir noktaya gelince, işte o zaman bütün vücutta bir savaş başlar. Soğuk kompres, bir yanda soğutma görevi yaparken, diğer yanda da seni gülümsetebilir. “Bu kadar da olmaz” diyorsun ama, başka şansın yok.
Bir kere, soğuk kompresi denediğimi hatırlıyorum, annem zaten her zaman orada. Bir gözünde soğuk kompres, diğerinde izlediğim TV kanalı ve bir yanda da ne kadar komik olduğum hakkında takıldığımız diyaloglar! Soğuk kompres biraz masum olabilir, ama işe yaradığında bambaşka bir kahramana dönüşebiliyor. Yine de dikkat et, bazen su biraz soğuk olabilir, ama geri dönüşü olmalı!
5. Strese Girmemek İçin Uzak Dur!
Geldik en önemli kurala: Strese girmemek! Çünkü stres, ateşin düşmesini engelleyebilir. Her anımı bu kurallara göre geçirecek olursam, galiba bu yazıyı tamamlayamam diye korkuyorum. O yüzden rahat kal, bir fincan çay iç ve hayatı fazla kafana takma. Sonuçta, hepimiz bir ateşi düşürmenin amacına ulaşacağız.
Sonuç: Ateş Düşmüyorsa Ne Yapmalı Çocuk?
Evet, sonuca geldik. “Ateş düşmüyorsa ne yapmalı çocuk?” sorusunun cevabını biraz mizahi, biraz da hayatın gerçekleriyle harmanlayarak bulduk. Gördüğünüz gibi, bazen ateşin düşmesi için büyük çaba sarf etmen gerekiyor. Ama önemli olan, sakin olmak ve her şeyin zamanla düzeldiğini bilmek. Aksi takdirde, “Ateş düşmüyorsa ne yapmalı çocuk?” sorusuna cevap vermek bir çılgınlığa dönüşebilir.
Şimdi biraz rahatlayın, derin bir nefes alın ve yazın tadını çıkarın. Unutmayın, ateşiniz yoksa, yaz tatilinin keyfini çıkarın.