Bir Gecede İki Defa İlişkiye Girilir Mi? Kayseri’de, 25 yaşımda, duygularımı kayda geçiren biri olarak, bazen gece yarısı yazmaya başlıyorum. İşte böyle bir gece, kalbimde o kadar çok soru varken, sadece yazmak istedim. Belki de bir şekilde kendimi bulur, sorularıma cevap ararken huzur bulurum diye düşündüm. Bir Gece, Bir Anı, Bir Soru Her şey sabah saat dokuzda başladı. Üzerimdeki hafif rüzgarın serinliği, Kayseri’nin sessiz sokaklarında yalnız yürürken, aklımda sadece bir soru vardı: Bir gecede iki defa ilişkiye girilir mi? Belki de bu soruyu sormamın sebebi, sabah uyandığımda, dün gece yaşadıklarımın etkisiyle karışmış duygularımdı. Hem bir his var içimde, bir eksiklik.…
Yorum BırakKategori: Makaleler
İlişkiden Sıkılmak Normal Mi? Gerçekten Bunu Hissediyor Musunuz? Bir ilişki, ilk başta her şeyin mükemmel olduğu, zamanın nasıl geçtiğini anlayamadığınız bir dönemi kapsar. Fakat sonra bir şeyler değişir. Söz konusu ilişkinin başlarındaki heyecan yerini bir boşluk hissine bırakabilir. “İlişkiden sıkılmak normal mi?” diye sorgulamaya başlarsınız. Peki, gerçekten sıkılmak normal bir şey mi? Bu his, ilişkinin sonu mu demek, yoksa aslında her ilişkinin doğal bir evresi mi? Bu yazıda, çoğumuzun zaman zaman yaşadığı bu duyguyu, hem tarihsel hem de güncel bir perspektiften derinlemesine inceleyeceğiz. Tarihsel kökenlere ve psikolojik faktörlere değinerek, ilişkilerdeki bu tür hislerin nedenlerini araştıracağız. Ayrıca akademik araştırmalar ve güncel…
Yorum BırakGebelikte Hangi Balıklar Yenmez? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi: Bir Edebiyatçının Girişi Kelimenin gücü, yüzyıllardır insanlık tarihini şekillendiren, duyguları harekete geçiren ve toplumları değiştiren bir unsurdur. Edebiyat, yalnızca bir dildeki harflerin ardında gizli anlamları keşfetmek değil, aynı zamanda semboller, metaforlar ve benzetmeler aracılığıyla dünyanın farklı katmanlarını anlamaktır. Bu yazıda ise kelimelerin ve sembollerin gücüne odaklanarak, gebelik sürecinde hangi balıkların yenmemesi gerektiğine dair bir edebi inceleme yapacağız. Gebelik, bir kadının vücudunda hayat bulan yeni bir dünyadır; tıpkı bir romanın, içinde keşfedilmesi gereken sayfalara açılan bir yolculuk gibi. Bu yolculukta her seçim, her karar, yeni bir anlam…
Yorum BırakBebek En Geç Ne Zaman Konuşur? Felsefi Bir İnceleme Herkesin bildiği bir gerçek vardır: Bebekler bir noktada konuşmaya başlarlar. Ama en geç ne zaman konuşurlar? İnsan doğasının, gelişiminin ve toplumsal ilişkilerinin bir yansıması olarak bu soruya yaklaşmak, bizi sadece biyolojik bir olguya değil, dilin özü ve anlamına dair derin bir felsefi sorgulamaya iter. Bir bebek ne zaman konuşmaya başlar? Bu sorunun ötesinde, insan olmanın ne demek olduğunu ve dilin bizim dünya ile kurduğumuz ilişkinin nasıl şekillendiğini keşfetmek gerek. Ontolojik bir soru, epistemolojik bir soruya dönüşür: “Dil, dünyayı anlamamıza nasıl katkı sağlar? Dil olmadan gerçeklik gerçekten var mıdır?” Bu yazı, dilin…
Yorum Bırak4 Dörtlük Şiir: Toplumsal Yapılar ve Bireysel İfade Arasındaki Bağlantı Hayat, bazen bizim için belirgin olan bir anlam taşırken, bazen de bir şiir gibi, her kelimesinde farklı bir anlam katmanı barındırır. Çoğu zaman, insan olarak toplumsal yapılarla, ailemizle, kültürümüzle ve etrafımızdaki diğer bireylerle şekillenen bir dünyada var oluruz. Peki ya toplumsal normlar, kültürel pratikler ve güç ilişkileri bu dünyada nasıl şekillenir? Birçok şey, biz farkında olmasak da, bir toplumun çeşitli katmanlarında derinlemesine işler. İşte tam da bu noktada, “4 dörtlük şiir” gibi basit bir biçim bile, toplumsal yapıları anlamamız için bir araç haline gelir. Şiir yazma eylemi, aslında bir yansıma,…
Yorum BırakSosyalizm Solcu Mudur? Antropolojik Bir Perspektiften Dünya, farklı kültürlerle dolu bir mozaik gibi. Her toplum, kendine özgü ritüeller, semboller, akrabalık yapıları, ekonomik sistemler ve kimlik biçimleriyle var olur. Bu çeşitlilik, bazen zenginlik gibi görünse de, farklılıkların nasıl yorumlandığı ve bu yorumların birer sistem haline gelip gelmediği, kültürel göreliliği anlamamıza olanak tanır. Herkesin aynı kavramı, aynı şekilde algılamadığını kabul etmek, kültürel farklılıkları keşfetmek, bazen karmaşık, bazen de büyüleyici bir yolculuğa dönüşebilir. Birçok insanın kafasında yer eden “sosyalizm solcu mudur?” sorusu da bu bağlamda ele alınabilir. Batı’nın tekil bakış açısından, sosyalizm genellikle bir sol hareket olarak etiketlenmiştir. Ancak, bu soruya sadece siyasi…
Yorum BırakDik Oturmak Ne Demek? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Dik oturmak… Fiziksel bir tavırdan daha fazlasıdır. Toplumların ve bireylerin üzerine inşa ettiği ilişkilerde, bazen bu tür sembolik bir duruş, yalnızca fiziksel bir rahatlık değil, aynı zamanda güç, kontrol ve iktidar ilişkilerinin bir yansıması olabilir. Hepimizin yaşamında bir noktada karşılaştığı bu ifade, aslında toplumda herkesin yerini ve rolünü belirleyen derin güç dinamiklerinin sembolüdür. Bu yazıda, “dik oturmak” ifadesini sadece bedensel bir duruş olarak değil, toplumsal yapılar, ideolojiler, yurttaşlık hakları ve demokrasi üzerine derinlemesine düşünceler geliştireceğimiz bir kavram olarak ele alacağız. Dik Oturmak ve Güç İlişkileri Güç, toplumsal hayatın…
Yorum BırakACTH Nereleri Uyarır? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme Beynin ve vücudun karmaşık işleyişi, insan davranışlarının ardında neler olduğunu anlamaya yönelik süregeldiğimiz yolculuğun belki de en heyecan verici alanlarından biri. Bir yanda bilişsel süreçler, diğer yanda duygusal yanıtlar, sosyal etkileşimler ve fiziksel uyarılar… İnsan davranışları çoğu zaman bu etkileşimlerin sonucu olarak şekillenir. Birçok biyolojik ve psikolojik faktör, bu karmaşık yapıyı şekillendirirken, bunlardan biri de ACTH (adrenokortikotropik hormon) adı verilen bir moleküldür. Peki ACTH nerelere uyarır ve psikolojik süreçleri nasıl etkiler? ACTH’nin sinir sistemi, duygular ve sosyal etkileşimlerle olan bağlantıları üzerine düşünmek, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde insan davranışlarını anlamamız için büyük…
Yorum BırakAllahu Ekber Sözünün Türkçesi Nedir? Küresel ve Yerel Bir Bakış Merhaba arkadaşlar! Bugün, belki de en çok duyduğumuz ama pek de derinlemesine sorgulamadığımız bir ifadeyi ele alacağız: Allahu Ekber. Genellikle camilerde, çeşitli dini etkinliklerde ve bazen de önemli toplumsal olaylarda duyduğumuz bu kelimelerin Türkçesi nedir? Biraz daha derinlemesine bakalım, çünkü bu kelimeler sadece Türkçe’ye çevrildiğinde değil, aynı zamanda farklı kültürlerde de farklı şekillerde anlam buluyor. Türkiye’den başlayıp, dünya çapında nasıl algılandığına dair birkaç farklı bakış açısına göz atalım. Allahu Ekber Nedir? Türkçesi Ne Anlama Geliyor? Öncelikle, Allahu Ekber, Arapça bir ifadedir ve kelime anlamı olarak “Allah en büyüktür” ya da…
Yorum BırakKıblenin Ne Tarafta Olduğunu Nasıl Anlarız? Tarihsel Kökler ve Modern Yöntemler Bir sabah namazını kılarken, caminin yönünü merak ettiğiniz oldu mu? Ya da bir dağda yürürken, Kabe’nin nerede olduğunu bulmaya çalıştınız mı? Birçok insan için bu, sadece yön bulma meselesi değildir. Kıble, inançlarımızı, kültürümüzü ve tarihsel birikimimizi içinde barındıran çok önemli bir yöneticidir. Kıblenin ne tarafta olduğunu anlamak, sadece dini bir pratik değil, aynı zamanda coğrafi, astronomik ve kültürel bir sorudur. Bu yazıda, kıblenin yönünü nasıl belirlediğimize dair farklı bakış açılarını keşfedeceğiz, tarihsel arka plandan günümüzün teknolojik çözümlerine kadar bir yolculuğa çıkacağız. Tarihi Perspektiften Kıble: Bir İbadet Yönü Kıble, Müslümanların…
Yorum Bırak