Smart Switch Neleri Aktarır? Bir Gece, Bir Karar ve Bir Değişim
Geceydi. Kayseri’nin serin havası, penceremden odaya dolarken, odamdaki lambaların nasıl birer hayalet gibi titrediğini fark ettim. Son birkaç gündür evdeki elektronik cihazlarla uğraşıyorum. Yeni bir smart switch almıştım ve evdeki her şeyi bir dokunuşla yönetebileceğim umuduyla kurulum yapıyordum. Ama bir şey eksikti. Huzursuzdum. Hem bir şeyleri değiştirme heyecanı vardı içimde, hem de bir türlü karar veremediğim bir tedirginlik. Smart switch neleri aktarır, aslında hangi duyguları bir tuşa basarak değiştirebilirdim?
Yeni Bir Başlangıç
Birinci kattaki odaya yerleşeli tam üç yıl olmuştu. O kadar çok hatıra vardı ki, evin dört duvarı bile sanki bana geçmişten sesleniyordu. Ama her şeyin bir düzeni vardı; ışıklar açıldığında gün başlar, kapandığında geceye geçilirdi. Hayat, bazen öyle bir rutine bürünüyordu ki, başımıza ne geldiğini, neyi kaybettiğimizi unutuyorduk. O gece, yeni bir şey denemek istedim. Smart switch’i takarken, sadece lambaları açıp kapamak değildi amacım. Bu cihaz, evin içindeki her şeyi bir araya getirecek, her şeyi basitleştirecekti. Ama… acaba bu basitlik, hayatımı da basitleştirir mi, diye düşünmeden edemedim.
Bir Tuşa Basmak: Kaybolan Anılar mı?
Kurulum tamamlandı, nihayet bir tuşa bastım ve ışıklar yanmaya başladı. İlk başta çok heyecanlıydım. “Ne kadar kolaymış,” diye geçirdim içimden. Artık yataktan kalkıp ışıkları açmak için yerimden doğrulmam gerekmeyecek, ne kadar da modern bir hayat! Ama sonra bir şey fark ettim. Işıkları açarken bir yandan zihnimde geçmişin görüntüleri belirdi. Aydınlık, hayatı aydınlatıyor ama bir yandan da karanlık, hatıraları daha keskinleştiriyor. Işıklara dokunduğumda, o an, geçmişin sıkıcı ama değerli rutinlerine dair duygular da canlanmaya başladı. O ışık, daha önce birlikte oturduğumuz, kahve içtiğimiz odamızın ışığıydı. Artık tek başıma, bir tuşa basarak açıyordum. Peki, yalnızlık da mı bu kadar basitleşiyordu?
Değişen Şeyler ve Sabır
Hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmak elbette harika bir şey, ama bazen eskiye dair bir şeyleri kaybettiğimi hissediyorum. Eski telefonlarımı, eski bilgisayarımı hatırlıyorum. Onlar bazen sorun çıkarır, bazen bozulur ama her bozulma, beni bir adım daha sabra götürürdü. İşte bu yüzden, belki de eskiye dair bir şeyleri kaybetmek istemiyorum. Smart switch, evin her köşesini yönetebileceğini vaat ediyor ama ben, her şeye bir tuşla karar vermek istemiyorum. O eski, karışık, tıkır tıkır çalışan teknolojinin yarattığı huzursuz ama bir o kadar da sevimli dünyası yok. Şimdi her şey “tam” yerli yerinde, ama eksik bir şeyler var gibi geliyor.
Teknoloji ve İnsan Bağlantısı
Sabah, güne başlarken, pencereyi açıp evdeki ışıkları kontrol etmek için cep telefonuma bakıyorum. Her şey bir dokunuşla kontrol altında. Ama yine de, bir şey eksik. Bilgisayarımda bir mesaj beklerken, birden telefonu elime aldığımda, eski telefonumdaki o tuşların tıklama sesini hatırladım. Teknoloji bu kadar hızla ilerlerken, biz insanlar, sanki her şeyin kolaylaşmasını istiyoruz, ama bir yanda da kaybettiğimiz o eski bağlantılar var. Belki de bu yüzden smart switch sadece bir cihaz olmaktan öte, aslında geçmişten ve bugünden bir parça taşıyor. O tuşlara basarken, biz aslında evimizin ve hayatımızın en gizli köşelerine de dokunuyoruz.
Bir Gece Daha: O Huzur?
Bir akşam, her zamanki gibi koltuğuma oturmuş, dizimi izliyordum. Birden ışıklar kendiliğinden yanmaya başladı. Bu, akıllı cihazların sunduğu büyük kolaylık… Ama yine de, aynı geçmişi yeniden yaşamamın bir anlamı olup olmadığını düşünmeden edemedim. Bir şey değişti mi? Evet, her şeyin kontrolü elimde, her şey ulaşılabilir ama bu kadar “kolay” olmak, beni bazen geriye mi itiyor? Eski lambaların açılışındaki o gıcırtı, evin içindeki o eski atmosfer, yok. Şimdi her şey düzenli ama ben de bir miktar kaybolmuş hissediyorum. Bu kadar kolay erişim ve düzen, duyguları bazen sığlaştırıyor gibiydi. Sadece tuşa basarak her şeyi değiştirebilir miyim? Belki de eskiye bir tuşla veda etmenin zamanı gelmiştir.
Sonuçta Neyi Aktarıyoruz?
Smart switch, belki de sadece ışıkları aktarmıyor. Her şeyin basitleştiği, her şeyin bir dokunuşla halledildiği bu dünyada, bazen bir tuş, sadece teknolojiyi değil, aynı zamanda duyguları da değiştiriyor. Kaybettiğimiz, unutmak zorunda kaldığımız o eski zamanları, tuşlara basarak bir kenara mı itiyoruz? Belki de bu kadar kolaylaşan yaşam, eskiye dair anıları taşımamızı engelliyor. Ama belki de hayatın daha düzenli olması, kaybolan anıların yerine yeni bir şeyler koymamıza olanak tanıyordur. Kim bilir, belki bu değişim, sadece teknolojiyi değil, bizi de dönüştürüyordur. Her şeyin dijitalleştiği bu dünyada, geriye doğru bir adım atmak ve eskiyi yaşamak da bir seçenek olabilir.