La Gaybe Illallah Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Değerlendirme
La Gaybe Illallah: Temel Anlamı ve Kökeni
“La gaybe illallah” ifadesi, Arapça kökenli bir deyim olup, genellikle İslam inancında “bütün gayb, Allah’tan başka hiçbir varlık tarafından bilinemez” anlamına gelir. Bu ifade, Allah’ın her şeyin bilgisini ve kudretini kapsadığını vurgular. Gayb, insanın bilmediği, geleceği ve gizli olan şeyleri ifade eder. Dolayısıyla bu deyim, insanın sınırlı bilgiye sahip olduğunu ve her şeyin nihai sahibinin Allah olduğuna dair bir inancı simgeler.
Ancak bu ifade, sadece dini bir anlam taşımakla kalmaz. Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından da farklı topluluklar ve bireyler için çeşitli anlamlar ve yansımalar barındırır. Bu makalede, “La gaybe illallah ne demek?” sorusuna gündelik hayatın içinde, sokakta, iş yerlerinde, toplumsal yapılar içinde nasıl farklılaştığını ve bu kavramın toplumsal cinsiyet ile nasıl etkileşimde bulunduğunu inceleyeceğiz.
La Gaybe Illallah ve Toplumsal Cinsiyet
İstanbul’un kalabalık sokaklarında, toplu taşıma araçlarında ve iş yerlerinde sık sık karşılaştığımız farklı toplumsal dinamikler, bazen “La gaybe illallah” ifadesinin özünü daha derinden anlamamıza yol açabiliyor. Bu ifade, sadece bir dini inanç belirtisi olmanın ötesinde, aynı zamanda toplumsal yapılarla ve bireylerin bu yapılar içinde karşılaştığı engellerle ilişkilidir.
Örneğin, toplumsal cinsiyet rollerini düşündüğümüzde, kadınlar ve erkekler genellikle toplumda farklı beklentilerle karşı karşıya kalır. Kadınların toplumsal yerini belirleyen bu beklentiler, bazen onların kendi kimliklerini tanımalarını ya da özgürce ifade etmelerini engeller. “La gaybe illallah” ifadesi, burada insanın sınırlı bilgisini ve varoluşunun sınırlarını tanıma noktasında, toplumsal cinsiyetle ilgili algıları sorgulatan bir özellik taşıyabilir. Çünkü bir kadının ya da erkeğin toplumda nasıl hareket etmesi gerektiği, onların toplumsal konumlarına göre şekillenir. Bu durumda, “La gaybe illallah” ifadesi, bizlerin dünyayı sadece kendi dar bakış açımızla değil, daha geniş bir perspektiften değerlendirmemiz gerektiğini hatırlatan bir anlam da taşıyabilir.
Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden “La Gaybe Illallah”
“La gaybe illallah” deyimi, yalnızca bireysel inancı değil, aynı zamanda toplumsal yapıları da sorgulatır. Günlük yaşamda farklı grupların deneyimlediği ayrımcılıklar, sosyal adaletin ne kadar önemli olduğunu gösterir. Bu ifade, aslında toplumsal eşitsizliklerin farkına varmak için bir çağrıdır. İnsanların sadece kendi dünyalarını değil, birbirlerinin dünyalarını da anlamaları gerektiğini vurgular.
İstanbul gibi büyük bir şehirde, çok farklı topluluklarla iç içe yaşarken, bu çeşitlilik oldukça belirgindir. Bir yanda lüks semtlerde yaşayanlar, diğer yanda daha mütevazı mahallelerde yaşayanlar var. Bu gruplar arasında, eğitim, iş gücü, gelir seviyeleri gibi birçok konuda büyük farklar bulunur. Bu farklar, insanların yaşam kalitelerini ve toplumsal konumlarını etkileyen önemli unsurlardır. İşte, “La gaybe illallah” ifadesi de burada devreye girer. İnsanların birbirini anlaması, sınıflar arasındaki uçurumu kapatmak için bir araç olabilir. Herkesin bilinçli ya da bilinçsiz olarak kendi “gayb”ını, yani eksik bildiği ve farkında olmadığı şeyleri tanıması gerekir.
Toplumsal çeşitliliğin içinde, bazen insanların farklılıklarına karşı duyarsız kalmak çok kolaydır. Oysa, herkesin farklı bir hayat deneyimi ve bakış açısı vardır. “La gaybe illallah” ifadesi, insanları bu farklılıkları kabul etmeye, daha eşitlikçi bir toplum yaratmaya teşvik edebilir.
Sokakta ve Toplu Taşıma Araçlarında Gözlemlerim: “La Gaybe Illallah”ın Günlük Yaşamdaki Yansıması
Bebeğini emziren bir kadına toplumun verdiği tepkiyi düşündüğümde, “La gaybe illallah” ifadesi bambaşka bir anlam kazanıyor. O an, kadının ne kadar özgür olduğuna, toplumun ona ne kadar alan tanıdığına dair pek çok soru ortaya çıkıyor. İstanbul sokaklarında, metroda ya da otobüslerde bazen kadınların, bazen de diğer azınlık gruplarının ne kadar yargılandığını ve ne kadar dışlandığını gözlemlemek mümkün. Bu tür toplumsal yargılar, insanların kimliklerine dair ne kadar kısıtlamalar koyduğunu gösteriyor. Fakat “La gaybe illallah” demek, bu yargılara karşı bir duruş sergileyebilmek için bir hatırlatıcı olabilir. Herkesin farklı hayat deneyimlerinin olduğunu kabul etmek, toplumsal cinsiyet rollerine, sınıf farklılıklarına ve diğer çeşitliliklere dair daha adil bir yaklaşım geliştirmemizi sağlayabilir.
Bir gün metroda yaşadığım bir anı hatırlıyorum. Yanımda oturan bir adam, başörtülü bir kadının sesli telefon konuşmasına tepki gösteriyordu. Bu tepki, aslında sadece o kadının sesinden duyduğu rahatsızlık değil, aynı zamanda toplumda kadına ve başörtüsüne dair derin bir yargılamaydı. O an, “La gaybe illallah” dedim içimden. Çünkü o adamın, başörtüsüne dair ön yargıları ve “gayb”ı, onun toplumda nasıl bir bakış açısına sahip olduğunu gösteriyordu. Oysa hepimiz birer insandık ve hayatlarımızın sınırlarını sadece bizler bilebiliriz.
Sonuç: La Gaybe Illallah ve Sosyal Dönüşüm
“La gaybe illallah” ifadesi, sadece bireysel bir inanç değil, aynı zamanda toplumsal bir mesaj taşır. Bu ifade, her insanın dünyayı farklı bir şekilde algıladığını ve yalnızca Allah’ın her şeyin gerçek bilgisini taşıdığını vurgular. Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından baktığımızda, bu ifade, hepimizi daha eşit ve adil bir toplum kurmaya davet eder. İstanbul gibi büyük ve çeşitliliğin yüksek olduğu bir şehirde, bu tür farkındalıkların artması, daha sağlıklı ve adil bir toplumsal yapının temellerini atabilir.